İdeal Kent'in 17. sayısı "Çocuk ve Kent" çıktı
Günümüzde çocuklar, çekirdek aile yapısından dolayı kültürel anlamda tek kuşaktan beslenen; fiziksel ve sosyal çevre açısından da komşuluk ilişkilerinden mahrum ortamlarda yetişmektedirler. Bugün kentte çocuk sokağa çıkamayan ve dar bir çevreye sıkışmış bir yaşam sürmektedir.
İDEAL KENT (Kent Araştırmaları Dergisi) 16. SAYI: Kent ve Yoksulluk çıktı
Yoksulluk hallerini insanlık tarihinden ayırmak mümkün olmasa da yoksulluk durumunun ‘toplumsal sorun’ olarak ele alınışını modernlikle birlikte okumamız mümkündür. Modern kentin doğuşuna paralel olarak kırsal alanlardan kentlere doğru gerçekleşen göçe dayalı yeni sınıflaşma süreci, yoksulluk meselesinin ele alınışında göze çarpan ideolojik kırılmaları da beraberinde getirir. Yoksulluk durumu 80’lere kadar sosyal politika alanının konusu olurken dünya ölçeğinde neo-liberal dönüşümler bağlamında sorun, ceza politikaları ile de ilişkilendirilmeye başlanmıştır. Modernliğin erken evresinde rızaya dayalı siyasal sistemin kitlelerin içerilmesine duyduğu ihtiyaçtan dolayı yoksullar siyasal aktör olarak öne çıkarken; yenisağ yönetim rasyonalitesinin hegemonyasına bağlı olarak yoksulları dışlayıcı ya da baskılayıcı stratejiler etkili olmaya başlamıştır. Refah devletinin krizi ve neo-liberal yönetim stratejileri yoksulluğu kitleselleştirerek ve de yoksulluğu kişilerin kendi yetersizlikleri ve tembellikleriyle açıklayarak devletin bu alanda yapacağı düzeltimlerin önünü de büyük ölçüde kapamıştır.
İDEAL KENT (Kent Araştırmaları Dergisi) 13. SAYI: Kent Fragmanları çıktı
Adına kent ya da şehir dediğimiz olguyu düşündüğümüzde aklımızdan film şeridi gibi bir dizi fotoğraf mutlaka geçer, fragmana dönüşür. Kimisi için kent başta ekonomik dinamiklerin temelidir, kimisi için kültürel odak noktasıdır, kimisi için medeniyetin doğum yeridir, kimisi için ise “gazetenin arkasındaki” tanınmayan yüzdür, kalabalıkta kimseye dokunmadan geçilebilen bir özgürlük alanıdır...
İDEAL KENT (Kent Araştırmaları Dergisi) 14. SAYI: GÖÇ-I çıktı
Göç tartışmaları; entegrasyon, asimilasyon, bütünleşme, ayrımcılık, dışlama vb. zorlu kavramların etrafında dönmeye devam ediyor. Göç sosyolojisi disiplini, çok-kültürlülük, melez kimlikler ve yeni vatandaşlık hakları (küresel, ekolojik vb.) tartışmalarını da kapsamına alarak çok boyutlu hale geliyor. Örneğin, günümüzde göçmenlerin ulus-ötesi bağları, göçmen girişimciler, etnik marketler, göçmen gençlerin eğitim ve kimlik sorunları, göçmenlerin sosyal uyumu ve geleceği gibi konular göç çalışmalarında yeni çalışma alanları olarak karşımıza çıkıyor.
İDEAL KENT (Kent Araştırmaları Dergisi) 11. SAYI: “Buralar Eskiden Bağ idi” ANKARA’NIN SEMTLERİ
Ankara: Kahverengi bir şehir… “Yedi düvel”e, yine aynı yedi düvele benzemeye çalışarak meydan okuyan, “Cumhuriyet’in ütopyası” ama illa ki de her siyasal devrin “deneme tahtası”. Osmanlı’nın, Hisar ve eteklerinden ibaret 25-30 bin nüfuslu mütevazı Orta Anadolu şehri, bozkır kasabası. Bugünün, nüfusu artık 5 milyona dayanmış metropolü. Memleketin 90 yıllık “makarrı idaresi”. Anka’nın hikâyesine benzer, Ankara’nın tarihi. Bugün ...
 1 2  

cialis online kamagra jelly viagra bestellen cialis australia levitra australia kamagra oral jelly kamagra australia cialis prijs cialis kopen viagra prijs viagra voor vrouwen kamagra kopen