Neoliberal Reproduction of Public Space and (“New”) Middle Class Spatiality: The Case of Tepe Prime

Erdem Güven

The neoliberal transformation of the cooperation between the state, market and society in tune with devastating processes of capital accumulation has been drastically transforming the public spaces as well. Now new forms of public spaces, diverging from conventional understandings and practices come along with new relations of power and subordination inherent in new dynamics, dispositions and strategies. What these relations stimulate is the constant process of reproduction of the volatile and uncertain axes of middle class through the symbolic and ideological struggle on the consumption of every instant of everyday life, and needless to say, of space. This article aims at examining the process in effect in terms of the production of both a new spatiality and publicity concerning the interplay between social classes and space. It attempts to conduct it by drawing on the juxtaposition of two examples which are considered to address the new sites of the production and consumption of capitalist urban life: Shopping malls, providing a space of mobilization struggle for the lower segments of middle class; and Tepe Prime, constituting a constructive space for the symbolic legitimacy of ‘new middle class’ subjectivity. The article consequently argues that unlike shopping malls which nowadays seem to be allowing class mobilization as a semi-public space, Tepe Prime not only falls short to offer a genuine public use of the space, but more significantly, it well illustrates the dialectical relation between the social production of space and intra-middle class inequality peculiar to global market society.

Anahtar Kelimeler: Neoliberal production of public space, Spatial segregation of social classes, Middle class, Symbolic exclusion, Tepe Prime, Consumerism

*



Kamusal Mekanın Neoliberal Yeniden Üretimi ve (“Yeni”) Orta Sınıf Mekânsallığı: Tepe Prime Örneği

Sermaye birikiminin tahripkâr süreçlerine koşut olarak devlet, piyasa ve toplum arasındaki içsel ilişkinin neoliberal dönüşümü kamusal mekânları da dikkate değer biçimde dönüştürmektedir. Geleneksel kamusallık anlayış ve pratiklerinden ayrılan yeni kamusal mekân biçimleri, toplumsal sınıflar açısından yeni dinamikler, yatkınlıklar ve stratejilere içkin yeni tür iktidar ve tahakküm ilişkilerini beraberinde getirmektedir. Söz konusu ilişkilerin gündelik hayat ve mekânın tüketimi üzerinde gerçekleşen sembolik ve ideolojik mücadele aracılığıyla harekete geçirdiği süreçlerden biri de, orta sınıfın geçirgen ve muğlak eksenlerinin sürgit biçimde yeniden üretimidir. Çalışma, bu türden bir süreci toplumsal sınıflar ve mekân arasındaki etkileşime ilişkin yeni bir kamusallık ve mekânsallığın üretimi bağlamında incelemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, kapitalist kentsel yaşamın üretim ve tüketim mekânlarını temsil ettiği düşünülen iki örnek olgunun karşıt konumlanışı üzerinden hareket edilmektedir: Bir yanda, orta sınıfın alt katmanları için mobilizasyon çabasına olanak tanıyan bir mekân örneği olarak alışveriş merkezleri; diğer yanda, 'yeni orta sınıf' öznelliğinin sembolik meşruiyeti için yapıcı bir mekân örneği olarak Tepe Prime. Çalışmada, son kertede Tepe Prime örneğinin, sınıf mobilizasyonuna göreli ölçüde olanak tanımaya başlayarak bir yarı- kamusal mekân görünümü kazanan geleneksel alışveriş merkezlerinden yalnızca mekânın kamusal kullanımına ilişkin sınıflararası sınırlılıklar açısından değil, yanı sıra mekânın toplumsal üretimi ile küresel piyasa toplumuna özgü sınıf-içi eşitsizlikler arasındaki diyalektik ilişkiyi sergilemesi açısından da farklılaştığı tespit edilmektedir.

Keywords: Kamusal mekanın neoliberal yeniden üretimi, Toplumsal sınıfların mekansal ayrışması, Orta sınıf, Sembolik dışlama, Tepe Prime, Tüketimcilik